Wednesday, December 26, 2012

Halo


When our worlds they fall apart,
When the walls come tumbling in,
Though we may deserve it,
It will be worth it.


If dave says so, i believe it will be so. :)


Tuesday, December 18, 2012

Life is not fair.

How can a guy as hot as Paul Ryan be republican?
How can Neil Patrick Harris be gay?
How can Brad Pitt and Dave Gahan be married and 50?
How can Daniel Radcliffe live in England?
How can Noel Gallagher & Thom Yorke be so goddamn arrogant?
How can Scarlett Johanson be so dumb and seen as hot anyway?
How can John Krasinski be married?



And how can Alex Turner be so fucking awesome?  pft.

Thursday, December 13, 2012


i'm going where the cold wind blows.

Tuesday, December 11, 2012

Seth McFarlane awesomeness.

This guy is a comedian, does animations which are famous all over the world, has written a script which was a very successful hollywood movie... and sings this fucking well.




Sunday, December 9, 2012

you want what you can't have (ya da 4S kurali)

Kizlarin en acayip huy(?)larindan biridir bu. Nerede elde edemeyecegin bir obje var, onu istemeye baslarsin. Bugun bu objemizi bir erkek yaparak iliskilerden konusacagim(her zamanki gibi).

Kizlar kendisine ilgi gostermeyen / elde edemedikleri erkege bayilir. Ama bunlar da ikiye ayilir tabi. Tamamen kendilerini sallamayan erkeklere bayilan kizlar ve hic ilgi gostermemekle gostermek arasinda gidip gelen erkeklere bayilan kizlar. Ilk kategori tamamen 4S kuralinin pratik halidir (bilmeyenler icin bkz: seversen sikilir, sikersen sevilirsin), bir cesit badboy evcillestirmesi fantazisi olan kizlarin tercihi. Bu kizlar "bad boy mu, good guy mi?" sorusuna bad boy diye cevap verenler, erkeklerin cok yakindigi pic erkekciler bunlar iste. Ikinci kategori de tamamen once kendine ilgi gosteren erkegin ilgisine alisip, sonra yoklugunda "ah nereye gitti o ilgi?" diye dovunenlerden olusur. Takintili kizlarda bunu basarili uygulayan erkek, kizin gozunde nerelere ciktigini tahmin bile edemez. Bi sicak, bi soguk dengesini iyi kuran erkek, bildiginiz playboy erkektir bu arada. Ama ozellikle bu ilgi dengesini tutturmak zordur; cunku her kiza gore degisir.

Iki kizin da ortak yonu, elde ettigi anda o erkegi artik istememesidir. Asil sevdigi sey o "thrill of chase"tir cunku (takibin verdigi heyecan?). Zaten elde ettiginde chase de bitmistir, oyun da, heyecan da.. kiz yeni bir heyecan arayisina cikar.

Bu yazinin ana fikri, iki kizi da al koy cuvala, salla salla vur duvara.

Kizlarin garip duygulari volume 2'yi okudunuz.

Sunday, December 2, 2012

Nostalji

Kucukken siklikla arabayla uzun yol yapardik. Annemin, babamin ve benim farkli muzik tercihlerimiz oldugundan 'arabada ne dinlenecek?' sikintisi olurdu. Annem Suavi gibi abuk sabuk adamlar cikarir, babamla ben cildiririz. Babam bu sefer baslar Chris Rea. Zamanin eski rapcilerinden ben ise tabi ki Eminem dinlerdim, annemler de o bagiris cagiris halinden bikarlardi haliyle. Arada annemler Tolga Candar ve Zulfu Livaneli'de falan anlasirlardi, benim icin yine bi fiyaskoydu tabi. Butun ailenin uzerinde anlastigi tek kisi ve tek cd, Nilufer - Sensiz Olmaz idi. Sanirim bundan dolayi, bu yasima geldim ama eski sarkilar soz konusu oldu mu, benim icin Nilufer'dir bu isin piri. Ozellikle Sensiz Olmaz cd'si tabi.





Ilk bes sarki oldukca ozgun ve gercekten mukemmeller; gerek beste, gerek vokal olsun. Tabi diger yarisi biraz da Nilufer'in buyuklerine ozendigi sarkilardan olusur aslinda. ABBA'nin "Winner Takes It All"unun bir Turkce cover'i olan "Yalnizligimla Basbasa" haricinde onlari da oldukca severim aslinda. Yine de ilk bes sarki olan Sensiz Olmaz, Taa Uzak Yollardan, Hatiralar Hayal Oldu, Pisman Etme ve Sende Gozum Yok'un yeri baska.

Daha da ayirmak gerekirse, Hatiralar Hayal Oldu her zaman baska bir yerde olmustur benim icin. Nilufer'in sesindeki o gucu, aciyi, hirsi hissetmemek icin bayagi sagir olmak lazim. Bu kadar guclu bir vokal olmak cok istemisimdir her zaman, dolayisiyla kucukken bu sarkiyi soylemeye cok calismisimdir. :)




Bir diger inanilmaz sarkisi da albume adini veren Sensiz Olmaz'dir. Sarkinin duygusunu cok iyi verdigini dusunuyorum. Teoman'la yeniden soyledigi de fena degil, ama o orjinalinin guclu vokalleri yok, sanki tamamen baska bir sarki olmus gibi.




Annem bir imza gununde Nilufer'e bu cd'sini imzalatmisti, bir de bu ailenin hep beraber dinledigi cd olmasi meselesini anlatmis :) Simdi beraber dinledigimiz o cd'nin ustunde "Dilek, Cemal ve Naz'a Sevgilerle..." yaziyor :)