Aşkından/pişmanlıktan/herhangi bir şeyden derbeder olmuş erkek çekiciliği. Evet benim ve etrafımdaki bir çok kız için, o yanıp tutuşan, şarkılar yazan, ağlayan adam, gerçekte null değerindedir. Ancak kendisinden bir dizide, bir şarkıda veya bir filmde görülebilir. O şarkıyı söyleyen adam veyahut o rolü oynayan oyuncuda ise birden seksilik patlaması olur.
Neden mi? Kızlardaki acıma ve "aman tanrım ölüyor zavallıcak" duygusu ön plana çıkar önce. Çünkü o erkek kendilerine benzer duyguları hissediyordur, ve malum, bu erkekler için çok nadirdir. Duyguları olan erkek daha seksidir. Bir kız adına savaş verebilen, onun için gözyaşı dökmekten çekinmeyen erkek, en sonunda kazanan olacaktır. Kız o erkeği sarıp sarmalayıp eve koyup, bir daha hiç çıkarmamak ister.
Bu duyguyu besleyen ise aslen kızların kendisi uğruna savaş verilmesini istemesi içgüdüsünden kaynaklanır. Nasıl kendileri adına iki erkeğin kavga etmesini izlemekten veya kıskanılmaktan hoşlanıyorlarsa, o acı çeken erkek de hoşlanılasıdır; çünkü bir kız yüzünden bu haldedir genelde.
Bu fenomenden yararlanan dizilerdeki karakterlerden örnek: Fatmagül'ün suçu ne?'de Vural'ı oynayan Buğra Gülsoy. Ne seksiydi o adam, vicdan azabından ölüyorken. Yandık bittik, Kuzey Güney'i izlemeye başladık. Şimdi seksapel sıfır; çünkü duygularından beslenmiyor artık. Başka karakter örneklerine gelirsek Kuzey/Güney'de Kuzey, Nip/Tuck'ta Christian Troy(o biraz piç erkeği evcilleştirme içgüdüsünden de geliyor), Skins'den Sid ve özlemli şarkı yazan neredeyse her erkek.
Yani bunu iyi kullanmayı beceremeyen erkekler olmadı mı oldu: Fatmagül'ün Suçu Ne?'de Kerim. Belki de oyunculuğunu inandırıcı bulmadığım içindir; ama o kadar kız için ölüp bitmesine rağmen tiksindirdi beni.
"Kızların Garip Duyguları: Volume 1"ı okudunuz.
No comments:
Post a Comment