Şu dünyada şarkı söylemekten sonra en sevdiğim şey konsere gitmek sanırsam. Ve şanslıyım ki, bu sevdiğim şeyi Milano'da yaşamaya başladığımdan beri bol bol yapabiliyorum. Dün gece de San Siro stadyumunda kraliçe Madonna'nın şovunu şu dünya gözüyle gördüm. Sonuçta dediğim şey şuydu: Bir dahakine parayı basıp önden izleyeceğim!
Queen'imizdeki performans neydi öyle, atla, zıpla, dans et, yerlere yat, ARTI bunların hepsini o ayak düşmanı topuklu ayakkabılarla yaptı.
İlk act Girl Gone Wild, Revolver ve Gang Bang'le sevgililerini öldürdü gitti. Papa Don't Preach, Hung Up ve I Don't Give A ile kapattı.
İkinci act'i Express Yourself'le açtı, birden Lady Gaga'nın Born This Way'ine dönüş yapması, iyi bir kapaktı açıkçası. (bkz: birkaç ay öncesi Lady Gaga'nın Born This Way'i Express Yourself'ten çaktığı tartışmaları) Sonrası Give Me All Your Luvin', Turn Up the Radio, Open Your Heart ve Masterpiece idi. Güzeldi güzeldi de üçüncü act'in güzelliğinden dolayı bu kısmı hafızamdan silmişim!
Üçüncü act seks ve seksilik üzerineydi. Öncelikle Justify My Love eşliğinde dansçılarının danslarıyla başladı. Justify My Love yıllarca sansürlü kalmış klibiyle meşhurdur. Madonna'nın da çok üstün şarkılarından biridir kanımca. Sonra sahneye Madonna girdi, Vogue ile! En sevdiğim şarkılarından biri Vogue küçüklüğümden beri. O şarkı çok zamansız gelir bana, şimdi de dinlenir 40 sene sonra da. Her seferinde dans etmek istersin. Strike a pose! Sonra Candy Shop. Bu kadın 55 değil zamansız! Araya "Erotica" başarıyla sıkıştırılmıştı. Seksi gösterilerden falan bahsetmiyorum, bir ara bir kadını öptü orada kraliçe. Human Nature desen, onu da Madonna zaten seks ve kendisi hakkında yorum yapanlara cevap olarak yazmıştı. Daha sonra bir Like A Virgin geldi ki, slow ve çok etkileyiciydi, italyanlar kadının bir yerini açmasını bekledikleri için sürekli bağırmasalar daha çok zevk alacaktım. Bu bölüm inanılmazdı!
Geldik son bölüme. "I'm addicted to your love" deyip aşka deri dönüş yaptı. Sonra günahkar benliğiyle barış içerisinde olduğunu söyledi "I'm a Sinner"la. Bir sonraki bir kilise korosuyla söylediği Like A Prayer'dı. Zaten bütün stadyum da bir ağızdan söyledi, koroya çok ihtiyaç olmadan. Celebration zamanı geldiğinde, bizi kendine hayran bırakıp gitti bu kadın.
Koreografiden ayrı bahsetmek lazım, Cirque de Soleil'in yönetmeniyle çalışmış, anlatacak kelimeler bulamıyorum, bir video benim yerime konuşsun:
No comments:
Post a Comment